Ho'oponopono ile geçmiş acılardan kurtulun, kendinizi ve başkalarını affedin. 4 basit cümle ile dönüşüm.
Mekanik fizik,
insanlığa her etkinin bir tepki ortaya çıkardığını öğretmişti. Etki – tepki içeren tüm fiziksel ortamlarda
hareketin durağanlığı değiştirdiğini gösterdi: duran bir cisme kuvvet uygulandığında cisim hareket eder.
Kuvvet uygulamadan önce cisim olanca sabitliğiyle duruyordur. Böylelikle fiziksel olaylarda “cisim ya
duruyordur ya da kuvvetle hareket ediyordur” denildi.
Fiziksel olaylardan yola çıkarak yaşamın her alanında “ya öyledir ya da böyledir” şeklinde kalıplarla
düşünüldü ve duyumsandı. Sen de okullarda öğretilmeye başlayan mekanik fizikle yaşamı değerlendirdin.
Zamanda art arda yaşanan her olayda tek seçenekli yaşamaya başladın. Zannettin ki her durumda sadece
tek seçenekli yaşıyorsun.
Ya yanlıştır ya da doğru…
Ya kötüdür ya da iyi…
Ya çirkindir ya güzel…
Ya şanslıdır ya da kader mahkûmu…
Ya seviyor ya da beğenmeyip eleştiriyor…
Ya suçlu ya masum… bunlar gibi “ya öyle ya da böyle” kalıplarının onlarcasını sen de düşünebilirsin. Her
ikisinin hatta daha fazla seçeneğin aynı anda mümkün olabileceğini unuttun. “hem öyle hem de böyle”
demedin, diyemedin. Çünkü sana öğretildiği gibi mekanik fizikle paralel olarak yaşam da tek seçenekli
ilerliyor.
Sonra insanlık Atom Fiziğini keşfetti.
Cismi oluşturan atomun kendi içinde sürekli bir hareket barındırdı görüldü. Mekanik fiziğin “cisim ya sabit
duruyordur ya hareket ediyordur” diyen saptaması güncellendi. “Cisim sabit duruyorken bile parçaları
sürekli hareket ediyor” farkındalığı ile yeni bir kalıp ortaya çıktı: “cisim hem duruyordur hem de hareket
ediyordur” denildi.
Nihayet tek seçenekli yaşam alanından iki seçenekli yaşam alanlarına (umarım) adım atabildin.
Hem yanlıştır hem de doğru (sana göre yanlış, ona göre doğru) …
Hem kötüdür hem de iyi (hastalanmak kötüdür ama ihtiyaç duyduğun ilgiye ulaştırır) …
Hem çirkindir hem de güzel (kötü davrandığında çirkinleşir, şefkatli olduğunda güzelleşir) …
Hem şanslıdır hem de kader mahkûmu (sevecen ve zengin bir ailede aşırı beklentilerle büyütülen bir
çocuğun kendi hedeflerini belirlemesinin yıllar alabilir) …
Hem seviyor hem de beğenmeyip eleştiriyor (hem çok seviyor hem de evladının yaşayacağını düşündüğü
sıkıntılardan korkan bir annenin onu güçlü kılmak üzere zorlaması) …
Hem masum hem de suçlu (düzeltmeye ve iyileştirmeye çalışırken kendisi hiç anlayış görmediği için tüm
eleştirilerini hiddetle dile getirmesi) … bunlar gibi “hem öyle hem de böyle” kalıplarının onlarcasını sen de
düşünebilirsin. Bu sefer de zamanın akışı içinde an be an her olayın dizili olduğunu öğrendin. Evet, yaşam
akışında her zaman iki seçenek vardır. Ama seçim sadece şimdiden geleceğe yönelik yapılabilir. Çünkü atom
fiziği sana geçmişi, şimdiyi, geleceği ayrı ayrı tanımladı ve art arda sıraladı. Sana yaşam akışında zamanın
çizgisel olduğu öğretildi. Bu bilgiye dayanarak zannediyorsun ki olan oldu ve olduğu gibi kalacak; geçmiş
geçmiştir ve değiştirilemez…
Geçmiş olduğu gibi kabul etmelisin ve şimdi ve gelecekte sen kendini değiştirmelisin, buna mecbursun!
Sonra Kuantum Fiziği ortaya çıktı.
İnsanlık yeni bir deneyle farklı bir keşif yaptı: tek yarık ve çift yarık deneyleri… Hareket eden cisim iken
mekanik fizik kuralları geçerliydi. Fakat hareket eden, cismi oluşturan en küçük parçaları iken kurallar
değişti.
1. CERN Deneyi : Atom içi 2 farklı parçacık (kuantlar)…
Atomları oluşturan en küçük parçaların hareketleri yeni bir gerçek daha anlatılıyordu.
1.kuant: A ve 2.kuant: B iken
A’nın hareketi gözleniyor ve tane hareketiyle düz ilerliyor. B’nin hareketi gözlenmiyor ve B dalga hareketi
yaparak düz ilerlemiyor, saçılıyor.
Sonuç: kuantlar gözlendiğinde düz hareket ederken mekanik fizikle uyumlu hareket ediyor ama
gözlenmediğinde mekanik fizik kuralları yıkılıyor ve atom fiziğiyle uyumlu hareket ediyor. Yani gözlemci,
kuantların çoklu olasılığını daraltarak tek olasılık yaratıyor.
2. CERN Deneyi : Aynı atomdan alınan 2 dolanık atom içi parçacık (dolanık kuantlar)…
Birbiriyle ilişkili atom içi iki parçacığın hareketleri incelendi. Bu hareketler Dolanıklık Prensibi olarak
tanımlandı. Dolanık parçacıkların deney sonuçları şöyle:
1.kuant: C1 ve 2.kuant C2 iken
Aynı anda harekete başlayan C1’in hareketi gözleniyor ve tane hareketiyle düz ilerliyor. C2’nin hareketi
gözlenmiyor ama C2 dalga hareketi yapmıyor ve düz ilerliyor.
Sonuç: Dolanık kuantlardan biri gözlendiğinde diğeri de gözleniyormuş gibi düz ilerliyor. Dolanık iki
parçacığın birbirinden haberi var. Daha da ilginç olan: sadece C1’i gözleyen gözlemci gözlemediği C’2nin
olasılıklarını da daraltıyor. Böylelikle hem mekanik fizik kuralları hem de atom fiziği kuralları yıkılıyor. Yani
gözlemci dolanık kuantların hepsinin çoklu olasılığını daraltarak tek olasılık yaratıyor.
Aynı şekilde ŞİMDİki duyguların - düşüncelerin ve söylediklerin neyle, kimle ilgiliyse yeni – farklı – başka
olasılıkları daraltarak değişimi ve dönüşümü engelliyor !!! veya ŞİMDİki duyguların - düşüncelerin ve
söylediklerin neyle, kimle ilgiliyse yeni – farklı – başka olasılıkları genişleterek değişimi ve dönüşümü
destekliyor !!!
3. CERN Deneyi :
Yine aynı atomdan alınan atom içi parçacık (dolanık kuantlar)…
Birbiriyle ilişkili atom içi iki parçacığın hareketleri tekrar incelendi. Dolanık parçacıkların deney sonuçları
şöyle:
1.kuant: D1 ve 2.kuant D2 iken
Farklı anlarda harekete başlayan Önce D1’in hareketi gözleniyor ve beklendiği gibi tane hareketi ile düz
ilerliyor. Sonra D2’nin hareketi gözlenmemesine rağmen beklenenin aksine o da gibi tane hareketi ile düz
ilerliyor.
Sonuç: Dolanık kuantlardan biri gözlendiğinde diğeri de zaman ardıllığının dışına çıkarak gözleniyormuş gibi
düz ilerliyor. Dolanık iki parçacığın birbirinden haberi var; üstelik geçmiş veya gelecek fark etmeksizin. Bu
çok ilginç: D2 hareketine D1’den daha sonra başlamasına rağmen D1’in gözlendiğinden haberi var. D1’i
gözleyen gözlemci gözlemediği D’2nin olasılıklarını da dairesel zaman içinde daraltıyor. Böylelikle hem
mekanik fizik kuralları hem atom fiziği hem de zamanın çizgiselliği kuralları yıkılıyor. Yani gözlemci dolanık
kuantların hepsinin geçmiş – şimdi – gelecek, tüm zamanlarda çoklu olasılığını daraltarak tek olasılık
yaratıyor.
Öyleyse ŞİMDİki duyguların - düşüncelerin ve söylediklerin neyle, kimle ilgiliyse yeni – farklı – başka
GELECEKTEKİ olasılıkları daraltarak değişimi ve dönüşümü engelliyor !!! veya ŞİMDİki duyguların -
düşüncelerin ve söylediklerin neyle, kimle ilgiliyse yeni – farklı – başka GEÇMİŞTEKİ olasılıkları
genişleterek değişimi ve dönüşümü destekliyor !!!
Yani ŞİMDİ, hem GELECEĞİ hem de GEÇMİŞİ değiştirip dönüştürür.
Ho’oponopono şimdiki zamanda hem GEÇMİŞ zamanı hem de GELECEK zamanı değiştirme ve dönüştürme
sanatıdır.
Öğren, kullan hem geçmişini hem de geleceğini şifalandır; istediğin yerde, istediğin zaman…