STILL ile sorunun kökenlerine inerek, yeni zihin kalıpları oluşturun. 4 adımda şifa yolculuğuna çıkın.
İnsan tasarımını anlamak için önce 3 kutuplu üçgen sembolü incelenmelidir. Üç kutup: beden, zihin ve
ruhtur. (Beden ayan beyan olan “merkez” özne, zihin “bireysellik” öznesi ve ruh birlik arzusunun yani
“biz”in öznesidir)
Var olma halleri:
1- İnsanın varlığının birinci aşaması insanın kendi varlığını fark etmesidir.
2- Sonra ikinci aşamada doğadaki varlığı,
3- üçüncü aşamada diğer insanlardaki varlığı,
4- dördüncü aşamada ömrünün öncesindeki ve sonrasındaki varlığı… Bunlar varlığın dört alanını
oluştururlar.
Ruh, var olma bilgisini tüm alanlarda sürdürmek için varlık alanlarını birleştirmek arzusu ile insan
tasarımında bir kutup olur. Yaşamdaki tüm acının sebebi ruhun var oluş alanlarında olası ayrılıklara ve
bitişlere ve sonlanmalara dayanamamasıdır. Mesela üzüntünün sebebi birlikteliğin geçmişte bozulduğu
zannıdır. Mesela öfkenin sebebi birlikteliğin şimdide bozuluyor olduğu zannıdır. Mesela korkunun sebebi
birlikteliğin gelecekte bozulacağı zannıdır. İşte bu yüzden üzüntü, öfke, korkuyla yaşayamayız; bunlar bizi
önce mutsuz, sonra hasta eder. Öyleyse yaşamda hem kendimizin tüm halleriyle, kimlikleriyle ve evreleriyle
birlikte bir bütün olmalıyız hem doğa ve içindeki canlı - cansız her şeyle birlikte bir bütün olmalıyız hem de
ailemiz ve karşılaştığımız herkesle birlikte, bağlı ve bağlantıda bir bütün olmalıyız.
Peki bütünlük nasıl ayrışır ve birlik nasıl bozulur?
Kişi yaşadığı olaylarda bilincinde olduğu kadarıyla varlığını sürdürmek için eylemlerde bulunur. Olayların
akışı içinde durumlarla ilgili algılarını ve bilgilerini buluşturur; yorumlar yapar. Yaşadığı olayların içindeki
durumunu genelleyerek yaşamıyla ilgili çıkarımlar ve yargılar oluşturur. Çıkarımlar ve yargılar kişiye özgü
davranışlar yaratır. Kişisel davranışlar eylemlere dönüştüğünde ise kişilik ortaya çıkar.
Kişiliğin asıl amacı: hem kendi nezdinde hem doğa ve fiziksel çevre içinde hem anne – babasının,
kardeşlerinin ve akrabalarının nezdinde hem öğretmenleri ve arkadaşlarının nezdinde hem de karşılaştığı
herkesin nezdinde var olması, önemsenmesi, yeterli ve değerli olması ve diğerlerince öyle bulunmasıdır.
Yaşamın doğal akışı içinde bu pek mümkün olmaz. Çünkü doğa ve fiziksel çevre kişinin farkında değildir ve
dolaysıyla kimseyi kayırmaz, umursamaz. Ayrıca diğer herkes de aynı anda var olmayı amaçlar ve bunun için
çabalar. Bu çaba kişilerin özellikle birbirlerinin nezdinde aynı anda var olmalarını engeller. Böylelikle kişi
bazen kendi nezdinde bazen de diğerlerinin nezdinde, zaman zaman var olamaz.
Kişinin kendisine özel algıları, bilgileri, yorumları, genel çıkarımları, yargıları, davranışları ve eylemleri her
zaman var olmasına yetmediğinde düşünsel ve duygusal çöküntüler meydana gelir. Çöküntü yaratan
düşünceler ve duygular olumsuzdur. Kişi olumsuz düşüncelerinin ve duygularının bir kısmının an be an
farkındayken büyük bir kısmının farkında değildir. Kişinin farkında olmadığı olumsuz düşünceleri ve
duyguları, önce zihninde ve sonra bedeninde dengesizliklere, bozulmalara veya hastalıklara yol açar;
yaşamda sorun yaratırlar. Ancak hem bedensel hem de zihinsel sorunlardan kurtulup yeniden dengeye,
iyileşmelere ve şifaya kavuşmak için ve çözüm yaratmak için olumsuz düşüncelere ve duygulara ulaşmak
gerekir. Şifanın kaynağı olan çözüme kavuşmak için sorunun en detaylı tanımı ile işe başlanmalıdır.
STILL Zihinsel ve Bedensel Dönüşüm Çalışması şifa yolculudur.
Bu yolun birinci adımı sorunun tanımı ve detaylandırılmasıdır. Sorunun tanımının bilinçle yapılmasının
ardından sorunun geçmişteki tüm benzerleri, hafızada duygularla aranır. Böylelikle tüm temel duygular
taranarak benzer ve bağlantılı diğer sorunlar da ortaya çıkarılır. Sorunun bilinçsiz zihindeki kökenleri
bulunmuş olur.
İkinci adım hem bilinçli hem bilinçsiz zihinde sorunun kaynaklarının saptanmasıdır. Bu saptama “kavram
matrisi” ile çok kolaylaşır. Sorun önce bilinçli zihinde tanımlanmışken şimdi bilinçsiz zihindeki olumsuz
kalıplar tanımlanmış olur.
Üçüncü adım seçim adımıdır. Yaşam akışında meğer hiç fark etmeden ne çok sorun birbiriyle bağlantılı
olarak birleşmiş ve büyümüştür. Var olmak ve varlığımızı dört alanda sürdürmek için meğer ne çok engel
veya zorunluluk veya imkânsız kabul edilmiştir. Kendimizde ayrışmamak için, ailemizden ayrılmamak için
toplulukta veya toplumda ayrışmamak için Yaratıcıdan ayrılmamak için…
Kişiye has “İMKANSIZ EVRENLER” ve “İLLA EVRENLER” tanımlanmış olur. Kişi belki de ilk defa eski
seçimlerinin ve eski kalıplarının birlikteliği sağlayıp sağlamadığını kontrol eder. Birlikte var olmak ve varlığını
sürdürmek için ödediği bedelleri irdeler.: değip değmediğine karar verir. Değmiyorsa eski kalıplarını bırakır
ve yeniliğe kucak açar.
Dördüncü ve son adım, var olmak adına sorunu oluşturan kalıpların yerine yeni kalıpların yazılmasıdır. Yeni
kalıpların alınacağı en doğru kaynak Yaratıcıdır. İnsan perspektifinden en yüce olanın tasviri yeni yaşam
kalıplarının bilgilerini içerir. Esma ül-Hüsna… Her şeyi mümkün kılan yüce, var oluşun ve birliğin kaynağı
olduğuna göre yeni zihin kalıplarının da kaynağıdır. Yeni zihin kalıpları O’nun isimleri ile müziğe
dönüştürülür. Matematiğin ve müziğin birleştiği Esma ül-Hüsna ile imkânsızlık anlamsız bir yanılgıdır ve her
şey mümkündür.
“MÜMKÜN EVRENLER” tanımlanır.
Dördüncü aşama yeni zihin kalıplarıyla yapılandırılan zihnin ilk defa beklentisini, isteğini, talebini
deneyimlediği çalışmayla tamamlanır. Böylelikle bütünlük ve birlik hissi “her şey mümkün” bilgisiyle
yeniden yaşanmaya başlar.
STILL Zihinsel ve Bedensel Dönüşüm Çalışması 4 farklı günde %100 on-line olarak bu adımları atar.
Dişi ve anne bir çalışmadır; herhangi başka teknikleri adımların içine alabilir. Farklı zihinsel çalışmalar STILL
adımlarına dahil edilebilir. STILL (EFT, NLP, regresyon, Recall, Access Consciousness process, aile dizimi,
inner speak, Jean Adrian arınma process vs gibi) başka çalışmaların etkilerini güçlendirerek çok daha iyi
sonuçlarla şifa yolu genişletilir.
Olağan üstü detaylarla ortaya çıkarılan “İMKANSIZ ve İLLA EVRENLER”, “MÜMKÜN EVRENLER” ile
birleştirilir. Kişiye has “MÜMKÜN EVRENLER”de şifa mümkündür ve yaşanır.