STILL Uzmanlığı, bir meslek…
İnsan tasarımını anlamak için önce 3 kutuplu üçgen sembolü incelenmelidir. Üç kutup: beden, zihin ve ruhtur. Ruh birlik arzusunun öznesidir.
İnsanın varlığının birinci aşaması insanın kendi varlığını fark etmesidir. Sonra ikinci aşamada doğadaki varlığı, üçüncü aşamada diğer insanlardaki varlığı, dördüncü aşamada ömrünün öncesindeki ve sonrasındaki varlığı… Bunlar varlığın dört alanını oluştururlar.
Ruh, var olma bilgisini tüm alanlarda sürdürmek için varlık alanlarını birleştirmek arzusu ile insan tasarımında bir kutup olur. Yaşamdaki tüm acının sebebi ruhun var oluş alanlarında olası ayrılıklara ve bitişlere ve sonlanmalara dayanamamasıdır. Mesela üzüntünün sebebi birlikteliğin geçmişte bozulduğu zannıdır. Mesela öfkenin sebebi birlikteliğin şimdide bozuluyor olduğu zannıdır. Mesela korkunun sebebi birlikteliğin gelecekte bozulacağı zannıdır. İşte bu yüzden üzüntü, öfke, korkuyla yaşayamayız; bunlar bizi önce mutsuz, sonra hasta eder. Öyleyse yaşamda hem kendimizin tüm halleriyle, kimlikleriyle ve evreleriyle birlikte bir bütün olmalıyız hem doğa ve içindeki canlı - cansız her şeyle birlikte bir bütün olmalıyız hem de ailemiz ve karşılaştığımız herkesle birlikte, bağlı ve bağlantıda bir bütün olmalıyız.
Peki bütünlük nasıl ayrışır ve birlik nasıl bozulur?
Kişi yaşadığı olaylarda bilincinde olduğu kadarıyla varlığını sürdürmek için eylemlerde bulunur. Olayların akışı içinde durumlarla ilgili algılarını ve bilgilerini buluşturur; yorumlar yapar. Yaşadığı olayların içindeki durumunu genelleyerek yaşamıyla ilgili çıkarımlar ve yargılar oluşturur. Çıkarımlar ve yargılar kişiye özgü davranışlar yaratır. Kişisel davranışlar eylemlere dönüştüğünde ise kişilik ortaya çıkar.
Kişiliğin asıl amacı: hem kendi nezdinde hem doğa ve fiziksel çevre içinde hem anne – babasının, kardeşlerinin ve akrabalarının nezdinde hem öğretmenleri ve arkadaşlarının nezdinde hem de karşılaştığı herkesin nezdinde var olması, önemsenmesi, yeterli ve değerli olması ve diğerlerince öyle bulunmasıdır.
Yaşamın doğal akışı içinde bu pek mümkün olmaz. Çünkü doğa ve fiziksel çevre kişinin farkında değildir ve dolaysıyla kimseyi kayırmaz, umursamaz. Ayrıca diğer herkes de aynı anda var olmayı amaçlar ve bunun için çabalar. Bu çaba kişilerin özellikle birbirlerinin nezdinde aynı anda var olmalarını engeller. Böylelikle kişi kendi nezdinde de zaman zaman var olamaz.
Kişinin kendisine özel algıları, bilgileri, yorumları, genel çıkarımları, yargıları, davranışları ve eylemleri her zaman var olmasına yetmediğinde düşünsel ve duygusal çöküntüler meydana gelir. Çöküntü yaratan düşünceler ve duygular olumsuzdur. Kişi olumsuz düşüncelerinin ve duygularının bir kısmının an be an farkındayken büyük bir kısmının farkında değildir. Kişinin farkında olmadığı olumsuz düşünceleri ve duyguları, önce zihninde ve sonra bedeninde dengesizliklere, bozulmalara veya hastalıklara yol açar; yaşamda sorun yaratırlar. Ancak hem bedensel hem de zihinsel sorunlardan kurtulup yeniden dengeye, iyileşmelere ve şifaya kavuşmak için ve çözüm yaratmak için olumsuz düşüncelere ve duygulara ulaşmak gerekir. Şifanın kaynağı olan çözüme kavuşmak için sorunun en detaylı tanımı ile işe başlanmalıdır.
STILL Zihinsel ve Bedensel Dönüşüm Çalışması şifa yolculudur.
Bu yolun birinci adımı sorunun tanımı ve detaylandırılmasıdır. Sorunun tanımının bilinçle yapılmasının ardından sorunun tüm benzerleri hafızada duygularla aranır. Böylelikle tüm temel duygular taranarak benzer ve bağlantılı diğer sorunlar da ortaya çıkarılır. Sorunun bilinçsiz zihindeki kökenleri bulunmuş olur.
İkinci adım hem bilinçli hem bilinçsiz zihinde sorunun kaynaklarının saptanmasıdır. Sorun önce bilinçli zihinde tanımlanmışken şimdi bilinçsiz zihindeki olumsuz kalıplar tanımlanmış olur.
Üçüncü adım seçim adımıdır. Yaşam akışında meğer hiç fark etmeden ne çok sorun birbiriyle bağlantılı olarak birleşmiş ve büyümüştür. Var olmak ve varlığımızı dört alanda sürdürmek için meğer ne çok engel veya zorunluluk veya imkânsız kabul edilmiştir. Kendimizde ayrışmamak için, ailemizden ayrılmamak için toplulukta veya toplumda ayrışmamak için Yaratıcıdan ayrılmamak için… Kişi belki de ilk defa eski seçimlerinin ve eski kalıplarının birlikteliği sağlayıp sağlamadığını kontrol eder. Birlikte var olmak ve varlığını sürdürmek için ödediği bedelleri irdeler.: değip değmediğine karar verir. Değmiyorsa eski kalıplarını bırakır ve yeniliğe kucak açar.
Dördüncü ve son adım, var olmak adına sorunu oluşturan kalıpların yerine yeni kalıpların yazılmasıdır. Yeni kalıpların alınacağı en doğru kaynak Yaratıcıdır. İnsan perspektifinden en yüce olanın tasviri yeni yaşam kalıplarının bilgilerini içerir. Esma ül-Hüsna… Her şeyi mümkün kılan yüce, var oluşun ve birliğin kaynağı olduğuna göre yeni zihin kalıplarının da kaynağıdır. Yeni zihin kalıpları O'nun isimleri ile müziğe dönüştürülür. Matematiğin ve müziğin birleştiği Esma ül-Hüsna ile imkânsızlık anlamsız bir yanılgıdır ve her şey mümkündür.
Dördüncü aşama yeni zihin kalıplarıyla yapılandırılan zihnin ilk defa beklentisini, isteğini, talebini deneyimlediği çalışmayla tamamlanır. Böylelikle bütünlük ve birlik hissi "her şey mümkün" bilgisiyle yeniden yaşanmaya başlar.
STILL Zihinsel ve Bedensel Dönüşüm Çalışması 4 farklı günde %100 on-line olarak bu adımları atar.
Dişi ve anne bir çalışmadır; herhangi başka teknikleri adımların içine alabilir. Farklı zihinsel çalışmalar STILL adımlarına dahil edilebilir; o çalışmaların etkilerini güçlendirerek çok daha iyi sonuçlarla şifa yolu genişletilir.




Ekrem Ataman